Zambak 9. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları

Zambak Yayınlarının 9. sınıf TÜRK EDEBİYATI ders kitabının cevapları aşağıdadır. Yayınevinin kendisinin yayınladığı cevaplar oldukça ayrıntılı ve doyurucudur. Cevapların bir bölümü açık olarak verilmiştir. Tamamını aşağıdaki bağlantılardan indirebilirsiniz.
İNDİR - Zambak 9 Edebiyat 1. ÜNİTE
İNDİR - Zambak 9 Edebiyat 2. ÜNİTE

Zambak Yayınları 9 Edebiyat Kitabı CEVAPLARI

İNCELEME (Sanat)
1. Parçaya göre sanatın asıl amacı nedir?
Sanatın amacı, sanat ürünleri yoluyla toplumsal hayatta duygu ve düşünce, beğeni ve inanç, ülkü ve coşku birliği yaratarak toplumu ortak ölçülerde kaynaştırmaktır.
2. Sanatın insan hayatındaki yeri ve önemi nedir?
Daha iyi, da¬ha güzel, daha doğru bir hayat ve insanlık ülküsünün paylaşılmasında sanat ve özellikle edebiyat en bü¬yük sözcülük görevindedir.
3. İnsan etkinliklerinin güzel sanatlara etkisi nedir?
Sanatçının öncülüğündeki bu toplumsal anlatıma, bireyler kendi kültür ve beğeni ölçüleri oranında katılarak ortak sevgilerde birleşirler.
4. Parçaya göre sanatı nasıl tanımlayabiliriz? Açıklayınız.
"Ho¬şa giden biçimler yaratmak çabası" diye özetleyeceğimiz sanat çalışmasıyla insan, türüne özgü güzellik anlayışını karşılamış olur.
5. Sanat nasıl ve niçin doğmuş olabilir? Metinden hareketle söyleyiniz.
Sanatın güzellik kavramıyla ilgili olduğu, güzellik kaynaklarının doğurduğu bir duygu ve coşkudan yola çıktığı bellidir. Ancak uygarlığın çeşitli aşamalarında güzellik kavramıyla, ölçüsünün çağdan çağa toplumdan topluma değiştiği, bundan ötürü sanat üsluplarıyla değerlerin sürekli bir oluşum içinde gö¬ründüğü de açıktır.
6. Edebiyatın diğer sanatlardan en önemli farkı nedir? Sizce edebiyatın malzemesi nedir?
Öteki sanatların çoğu gibi soyut ögelerle değil toplumun duygu ve dü¬şünce hayatının ortak ve ulusal "dil"i ile ortaya çıkan edebiyat, en güçlü akımların yaratıcısı olur.
7. Edebiyatın diğer sanat dallarına göre topluma yön verme açısından daha etkili olmasının sebebi size göre nedir? Bir tablo, bilimsel metin ve heykeli edebî metinlerle karşılaştırınız. Sonuçları belirtiniz.
Çünkü edebiyat dili kullanıyor, dille yapılan sanat etkinliği, diğer sanat etkinliklerinden daha etkileyici olur, duygular süslenerek verilir, her seviyeye göre etkileme gücü ayarlanabilir. Ama diğer sanatlarda bunu yapmak çok zordur.
Tabloda ressam duygularını fırçayla, heykelde heykeltıraş taşla, edebî metinlerde ise yazar duygularını kelimelerle ortaya koymuştur. Bu üç etkinlikte duyguları dile getirme bakımından birbirine yakındır, sadece kullandıkları malzeme farklıdır. Bilimsel metinlerde ise duygu ve kurgu yoktur. Verilmek istenen doğrudan verilir.

2. Etkinlik
İnsanlar duygu, düşünce ve hayallerini farklı araçlarla ifade eder. Aşağıda bu araçlardan bazı¬ları verilmiştir. Bu sanat eserlerini belirtiniz. Bunların hangi ölçütlere göre sınıflandırıldığını def¬terinize tablo hâlinde çiziniz.

Şiir Resim Karikatür Heykel Çini Dokuma Müzik Mimari
Kelime Boya Çizgi Taş Seramik İplik Nota taş


Sanat eserleri kullandıkları malzemelere göre sınıflandırılır. Yukarıdaki taploda ise sanat eserlerinin kullandıkları malzemeler atlarında verilmiştir.
Sanat eseri biriciktir, başka eserlere benzemez. Bu yönüyle de çeşitli şekillerde sanatçısını tem¬sil eder. Buna göre incelediğiniz metinlerden ve aşağıdaki örneklerden hareketle sanat ve sanat¬çı ilişkisini açıklayınız.
Her sanat eseri sanatçısından izler taşır. Çünkü insan bir eser ortaya koyarken o eserde kendi düşlediklerini somutlaştırmak ister, bunu yaparken de eserine kendinden izler bırakır. Biz bu izleri takip ederek eseri oluşturanı bulabiliriz. Bir çeşit bu izler sanatçının imzasıdır.
Bu sanat eserlerinde kullanılan malzemeleri ve bu malzemelerin özelliklerini söyleyiniz.
Bu sorunun cevabı üstte verildi.
Bunlardan hangisinin edebiyatla ilgili olduğunu belirleyiniz ve edebî metinlerin diğerlerinden farklarını sıralayınız.
Şiir ve müzik genel olarak edebiyatla ilgilidir. Edebî metinler çok anlamlı olmaları ve bir yetenek gerektirmesi bakımından diğer türlerden ayrılır.
Şiirin temasını resim, heykel, çizgi ve müzik gibi sanatlardan biri ile anlatmaya çalışınız.
Bunlardan hangisinin sanat hangisinin zanaatla ilgili olduğunu belirtiniz.
Bu sanatların ne gibi özellikleri vardır? Sözlü olarak ifade ediniz.
Bilim ile güzel sanatları karşılaştırınız. Sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Sınıfa getirdiğiniz metinlerden hareketle öğretici ve fayda sağlayan eserlerle sanat eserlerini karşılaştırınız. Farklılıklarını sıralayınız.

2. Etkinlik
Dünyada hiç sanat eseri olmasaydı insan hayatında bir değişiklik olur muydu? Düşüncelerinizi anlatınız.
Hayatımızda müzik, resim, şiir gibi sanat eserleri olmasaydı duygu ve düşüncelerimizi ifade edebileceğimiz etkinlikler olmayacaktı. Monoton bir hayat yaşamak zorunda kalacaktır. Bu durum insanoğlunun yaradılış gerçeğine aykırı olurdu. Çünkü insanın en önemli özelliği duygularını ortaya koymasıdır. Bu işi ise en iyi ortaya koyan etkinlik güzel sanat etkinliğidir. Bu yüzden bunlar olmadan hayat çekilmez olur.

ANLAMA YORUMLAMA
3. Etkinlik


Şekil 1
1. Sesi ve kelimeleri kullanarak oluşturulan sanatlara FONETİK SANATLAR denir.
2. Ses, kelime ve görüntüyü bir arada kullanarak oluşturulan sanatlara da PLASTİK SANATLAR denir.
3. Amacı hayatı kolaylaştırmak olan ZANAAT yanı sıra amacı hayatı güzelleş¬tirmeye yönelen SANAT uğraşına en eski insan toplumlarında bile rastlan¬maktadır.
4. İnsan olan her yerde, insanın duygularını, isteklerini, ümit ve ümitsizlikleri¬ni, korku ve sevinçlerini anlatacak bir BİR SANAT ETKİNLİĞİ bulunur.

SANAT ESERİ sanatçının tabiata yeni bir düzen, şekil vermesiyle ortaya çıkar. Karışık bir taş, demir, çimento ve cam yığını bir araya geldi mi MİMARİ eser meydana gelmez. Mimari eser için bu malzemenin belli bir düzen ve plan içinde bir araya getirilmesi ve özgün bir bütün oluşturması gerekir. Sesler, boyalar, kelimeler için de durum aynıdır. Müzisyen NOTALARA ressam BOYALARA yazar da KELİMELERE yeni şekiller verir ve böylece GÜZEL SANATLAR dediğimiz sanat eserleri ortaya çıkar. Güzel sanatları diğer eserlerden ayıran en önemli özellik, insanda ÇOŞKU VE ESTETİK haz uyandırmasıdır. Sanat eseri açıklamaktan, öğretmekten ziyade sezdirir, duyurur, düşündürür. Sanat eseri özgün ve biricik bir yapıdır. Yine sanat eseri, sanatçının
SÜZGECİNDEN geçmiş ve onun boyasıyla boyanmış bir bütündür.

6. Etkinlik
Metinden hareketle Atatürkçü düşüncede güzel sanatların önemini belirtiniz.
Millet hayatında sanatın değerini takdir eden Atatürk; "Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz." "Bir millet sanata ehemmiyet vermedikçe büyük bir felakete mahkumdur" diyerek sanatın önemini, millet hayatındaki rolünü açıklamıştır. Atatürk, millet hayatında sanatın yerini ve değerini belirtmekle beraber, onun korunmasını ve gelişmesini de sağlamıştır. Atatürk, her şeyden önce, sanatçılara sanatçı ruhuyla elini uzatmıştır: "Sanatkar, toplumda uzun uğraş ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır." Güzel sanatlar alanında Cumhuriyet döneminin ilk 15 yılında devrim sayılabilecek çalışmalar yapılmıştır. "Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür" diyen Atatürk, güzel sanatlar alanındaki çalışmaları bizzat yönlendirmiş, başarılı sanatçıları ödüllendirmiştir.
Araştırmalarınıza göre Atatürk'ün edebiyatla ilgili düşünceleri nelerdir? Açıklayınız.
Atatürk; sanatı, edebiyatı bireyci zevklerin, ilgilerin bir aracı olarak hiçbir zaman düşünmemiştir; onu, hayatla bağdaştırmış ve toplum için yararlı olan bir sanatın önemli üzerinde durmuştur. “Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa tam bir hayata sahip olamaz.” Sözlerinde sanatın, sanatçının “hayat ve toplum” için var olduğunu vurgular. Atatürk, bu yargılar doğrultusunda Namık Kemal ve Tevfik Fikret gibi toplum sorunlarını işleyen sanatçılara sevgi duymuş, onları hayranlıkla, ilgiyle okumuştur. Sadi Borak Atatürk ve Edebiyat adlı yapıtında ; “Mustafa Kemal, Fikret’in “Sis”, “Ferda”, hatta “Zangoç” adlı şiirlerini okutup, dinlerken her kez, koymak bilmez bir tat ve haz duyuyordu.” Diye yazar. Kuşkusuz, Atatürk sadece edebiyata değil, (Cumhuriyet’i kurduktan sonra) güzel sanatların her türlüsüne önem vermiş, ulus ve toplum için bunların gerekliliğini her konuşmasında dile getirmiştir. En büyük özelliği de konuşmalarını sözde bırakmamış, kurduğu halkevlerini birer sanat ve kültür merkezi hâline getirmişti.
Güzel sanatlar milletlerin tanıtılmasında ne kadar etkilidir? Metinden hareketle bir kompozis¬yon yazınız.

İnsan ve Sanat
En muhteşem sanat eserini bir hayvanın önüne bırakalım, hayvanın önündeki bir şaheser olsa bile, en küçük bir etki uyandırması mümkün olabilir mi? Şahane bir tablonun yer aldığı bir tuval ile mürekkebe düşmüş bir karıncanın üzerinde dolaşarak anlamsız zikzaklar çizdiği bir kâğıt; güve için aynı değeri taşırlar; ikisi için de aynıdır... İştahla yer ve bitirir...
Demek ki, sanatın evveliyatında insan varlığı esas olduğu kadar; sonuçlanmış bir ürün olarak sanatla muhatap oluş sürecinde de yine düşünme, kavrama ve güzel duyuya sahip bir başlatıcı ve sonlandırıcı olarak insan durmaktadır.
Ancak sanat eserinin oluşturucusu ve muhatabı kimliğini taşıyan insanın sanat eserine karşı tutumu nasıl olmalıdır? Sanat için hem bir başlatıcı hem de oluşma süreci sonucunda mütekâmil bir izleyici olarak insan için başlı başına bir sorundur bu...
Genelde insanlar bir sanat eserine, ya bir meşguliyet vesilesi, ya izleyicinin dikkatini çekerek şaşırtan bir olgu, ya zaman anlamında bir süre uğraşılacak-uğraştıracak bir üst eylem ya da insani duyguların olgunlaşması için yol açacak bir girişim ve bu anlamda da sanatçının ve izleyicinin toplum ve çevre hakkındaki görüşlerini yansıtan koskoca bir olgular bütünü olarak bakmaktadırlar.
İster Doğu’da isterse Batı’da olsun sanat eseri izleyiciler için olsa olsa salt bir görüntü ya da görüngü olarak sadece içsel bir duygulanım ve dalgalanma anlamı taşıdıklarından öncelikle birer görüntüsel oluşum olarak önemlidirler... İçinde çeşitli çöpvari kırıntılar bulunan suyla dolu bir havuzu düşünün; bu havuz bir şeyle karıştırıldığın da elbette ki, kısa bir sure sonra içindeki bu çöp yığınını ve diğer kırıntıları harekete geçirecek ve yüzeye çıkaracaktır. Oysa kısa bir süre sonra bu karışım durulduğunda tekrar yatışacak ve sanki de içindeki o çöpvari yığın hiç yokmuşçasına o durgun ve sade görünümüne yeniden kavuşacaktır.
İşte herhangi bir sanat eseri karşısındaki böylesi bir iç tepki insanda da gerçekleşerek ilkel bir reaksiyonu ortaya çıkarabilmektedir. Öyle ki; bir sanat eseri karşısındaki beğeni sahibi insan-izleyicilerin yanı sıra o sanat eserini ortaya çıkaran sanatçılarda da bu ilkel reaksiyonu hem bir ilk ve doğal tepki hem de bir anlamda; bile isteye seçilmiş ve üzerinde yoğunlaşılarak oraya vurgu yapılmış-hedef edinilmiş bir başka boyutta gözleyebilmemiz mümkün olmaktadır.
Bir yandan üretilen bir değerler bütünü olarak sanatsal ürünü ve üreticisini diğer yandan da yine bu üretilmiş değerler bütününden bir etik ve estetik devşirecek olan izleyiciler toplamını gayesi izleyici-muhatabı hayret ve şaşkınlığa itmekten öteye geçmeyen, izleyicinin ilgisini toplamak ve beğenilerine yön biçmekten ve hatta bu beğenileri belirleyerek onlardan pragmatik kazanımlar devşirmekten başka bir anlam içermeyen bu türden sanatsal girişim ve çabalar da bu anlamda sadece beğeninin ilkel biçimlerine yönelik olmaktan ve bu şekilde bir anlam kazanmaktan başka bir şeyi ortaya koyamazlar... Oysa ki, sanatı evrensel ilahiyatın insanda aksülamel bulması gereken seküler bir varyantı olarak tanımlayıp bu varyantın derinliklerinden sonsuzluğa-ebediyete yönelik daha müteal-transandantal bir manevi hayat uğruna yararlanmak ve sanat eserlerini vücuda getiren üstün yetenek sahiplerine olan hayranlıktan hareketle mütealiyet düzeyinin dünya üzerindeki bütünlüğünü de içerecek tek –Bir- yaratıcıya yönelmek ve o –Bir- olanı tanımaya çalışmak sanata daha bir yücelik kazandırır ve onu ‘İd’ den ‘Ego’ya dek salınıp duran ve temel olsa da geçici olmaktan kurtulamayan ilkel insan duygularını doyurmak için kullanılan önemsiz bir araç olmanın da ötesine taşır.
Bu şekildeki bir Sanat algısının insana dair üstün ve aşkın yetenekleri ortaya çıkararak daha derin bir alan açması bir yana, bir diğer insan özelliği olan fıtratın alanındaki güzelliği ve yüce gerçekleri gözlemlemeye yönelik aşk ve iştiyakı ifade etmesi yönünden de tamamen insani bir işlevle yüklendiği görülecektir.
Bütün bu açıklamalar nezdinde insanlık tarihinin pek çok devresinde sanata bakış açılarının ortaya çıkardığı çeşitli meşrep ve üslup farklılıklarının izleğinde sanatın değişen birçok türünün benimsendiği, mesela sanatın sanat için ya da toplum için olması gerektiği biçiminde farklılaşan fikirlerin revaç bulduğu akım ve dönemlerin ortaya çıktığı görülmüştür. Ama bütün bu gelişmelere şu gerçek ışığında bakılınca; sanatın en yüce insani yeteneklerin ifadesi olması ile bile böylesi bir yaklaşımla şu yada bu şekilde insanlığa dair bu geniş alan içerisinde ve insanın komplike yapısının da bir mecburiyeti olarak bazen de insanlık dışı çirkin heves ve arzuları açığa vuran bir araç olarak kullanıldığı da görülmüştür. Bu nokta da denilebilir ki; İnsanın yücelmeye olan özleminin ve yüce insani yeteneklerin ifadesi olan sanatın böylesine hayvani hevesler uğruna kullanılması her şeyden önce sanata karşı yapılan bir haksızlık olacaktır.
Bu bağlamda Sanatın Batı’daki bu günkü halini bir sanatsal dönüşüm şeklinde değerlendirerek, çağa özgü bir gerçeklik tasarımıyla ele alarak yaklaşacak olsak bile, insana dair bu gerçeklik tasarımının erkekle kadının cinsel ilişkilerinin bir bardak su içmek haddinde bayağılaşmasıyla başlamıştır. Milyarlarca para, milyonlarca kişinin en değerli sermayeleri olan zamanları ve fikri çabalar sanat adına insandaki cinsel duygu ve istekleri alevlendirmek yolunda harcanmaktadır; sanat adına nice film, fotoğraf, roman vb. çalışmalar bu sahada hizmete alınmış durumdadır. Biri çıkıp da bunlara: “Cinsel istek ve güç zaten insanda yaratılış itibariyle olması gerektiği kadar güçlü bir halde bulunmaktadır.” Ve bu ilahi oranlamanın sanat ta dâhil başka hiçbir dış ivmeyle güçlendirilmesine gerek yoktur; bunu takviye etmeye çalışmak biraz da Nietzsche’vari bir ayrımla Herodiyan ve Diyonisan taraflara yönelen ayrımda Diyonisan bir eğilim takınarak hem sanatı hem de insanı normal çığırından çıkarıp insanın cinsel çılgınlığa sürüklenmesine neden olacaktır…
Bu da herhangi bir ağrı için karılmış bir ilacın ancak hem o karışımı hem de tedavi etmek üzere hazırlandığı rahatsızlığın odağındaki insanı bilenlerin denetiminde çeşitli tahlil ve kontrollerden geçtikten sonra üretilip satılmasına müsaade edilmesine benzer biçimde bir sanatsal algı alanı açar ki, işte sanatın da insanında tartışılması ancak bu alandan devşirilen ölçütlerle mümkün olacaktır…
Aksi halde kutsala dair ve kutsalın aleyhine bir kısıtlamaya girişilerek bir yeni kutsal dizayn etmek ve elde edilen bu seküler/kutsal dizaynın ölçütleriyle insan özgürleşmesinin bir gereği olarak ‘ham’ bir özgürlük elde etmeye çalışmak ve bu eylemin haklılığını savunan bütün girişimlerin insanı ilgilendiren konular olarak kabul edilmesine rağmen kutsalın hakkını savunma yolunda daha ne kadar arsızlaşacak ve arsızlaştıracaksınız demek isteyenlere de kendi üretimleri olan bir insan-sanat ve ruh kentleşmesiyle karşı durmak ne kadar sanatkar olması bir yana ne kadar insani olacaktır.
Sanatsal bağlamda........


sayfa 1 sayfa 2 sayfa 3 sayfa 4 sayfa 5 sayfa 6 sayfa 7 sayfa 8 sayfa 9 sayfa 10
sayfa 11 sayfa 12 sayfa 13 sayfa 14 sayfa 15 sayfa 16 sayfa 17 sayfa 18 sayfa 19 sayfa 20
sayfa 21 sayfa 22 sayfa 23 sayfa 24 sayfa 25 sayfa 26 sayfa 27 sayfa 28 sayfa 29 sayfa 30
sayfa 31 sayfa 32 sayfa 33 sayfa 34 sayfa 35 sayfa 36 sayfa 37 sayfa 38 sayfa 39 sayfa 40
sayfa 41 sayfa 42 sayfa 43 sayfa 44 sayfa 45 sayfa 46 sayfa 47 sayfa 48 sayfa 49 sayfa 50
sayfa 51 sayfa 52 sayfa 53 sayfa 54 sayfa 55 sayfa 56 sayfa 57 sayfa 58 sayfa 59 sayfa 60
sayfa 61 sayfa 62 sayfa 63 sayfa 64 sayfa 65 sayfa 66 sayfa 67 sayfa 68 sayfa 69 sayfa 70
sayfa 71 sayfa 72 sayfa 73 sayfa 74 sayfa 75 sayfa 76 sayfa 77 sayfa 78 sayfa 79 sayfa 80
sayfa 81 sayfa 82 sayfa 83 sayfa 84 sayfa 85 sayfa 86 sayfa 87 sayfa 88 sayfa 89 sayfa 90
sayfa 91 sayfa 92 sayfa 93 sayfa 94 sayfa 95 sayfa 96 sayfa 97 sayfa 98 sayfa 99 sayfa 100
sayfa 101 sayfa 102 sayfa 103 sayfa 104 sayfa 105 sayfa 106 sayfa 107 sayfa 108 sayfa 109 sayfa 110
sayfa 111 sayfa 112 sayfa 113 sayfa 114 sayfa 115 sayfa 116 sayfa 117 sayfa 118 sayfa 119 sayfa 120
sayfa 121 sayfa 122 sayfa 123 sayfa 124 sayfa 125 sayfa 126 sayfa 127 sayfa 128 sayfa 129 sayfa 130
sayfa 131 sayfa 132 sayfa 133 sayfa 134 sayfa 135 sayfa 136 sayfa 137 sayfa 138 sayfa 139 sayfa 140
sayfa 141 sayfa 142 sayfa 143 sayfa 144 sayfa 145 sayfa 146 sayfa 147 sayfa 148 sayfa 149 sayfa 150
sayfa 151 sayfa 152 sayfa 153 sayfa 154 sayfa 155 sayfa 156 sayfa 157 sayfa 158 sayfa 159 sayfa 160
sayfa 161 sayfa 162 sayfa 163 sayfa 164 sayfa 165 sayfa 166 sayfa 167 sayfa 168 sayfa 169 sayfa 170
sayfa 171 sayfa 172 sayfa 173 sayfa 174 sayfa 175 sayfa 176 sayfa 177 sayfa 178 sayfa 179 sayfa 180
sayfa 181 sayfa 182 sayfa 183 sayfa 184 sayfa 185 sayfa 186 sayfa 187 sayfa 188 sayfa 189 sayfa 190
sayfa 191 sayfa 192 sayfa 193 sayfa 194 sayfa 195 sayfa 196 sayfa 197 sayfa 198 sayfa 199 sayfa 200
sayfa 201 sayfa 202 sayfa 203 sayfa 204 sayfa 205 sayfa 206 sayfa 207 sayfa 208 sayfa 209 sayfa 210
sayfa 211 sayfa 212 sayfa 213 sayfa 214 sayfa 215 sayfa 216 sayfa 217 sayfa 218 sayfa 219 sayfa 220
sayfa 221 sayfa 222 sayfa 223 sayfa 224 sayfa 225 sayfa 226 sayfa 227 sayfa 228 sayfa 229 sayfa 230
sayfa 231 sayfa 232 sayfa 233 sayfa 234 sayfa 235 sayfa 236 sayfa 237 sayfa 238 sayfa 239 sayfa 240
sayfa 241 sayfa 242 sayfa 243 sayfa 244 sayfa 245 sayfa 246 sayfa 247 sayfa 248 sayfa 249 sayfa 250
sayfa 251 sayfa 252 sayfa 253 sayfa 254 sayfa 255 sayfa 256 sayfa 257 sayfa 258 sayfa 259 sayfa 260
Zambak 9. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları Zambak 9. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları Reviewed by edebiyat hocam on 00:10 Rating: 5

3 yorum:

  1. diğer üniteler yok mu? ayrıca dil ve anlatımın cevapları da varsa sevinirim.

    YanıtlaSil
  2. Zaten kitap iki ünite. Dil anlatım da bu konunun altında mevcut. Üstteki 9. Sınıf sekmesine tıklarsan açılan sayfada bulabilirsin.

    YanıtlaSil
  3. sayfa numaraarı verilmiş fakat sekme olarak içeriği açılmıyor. nasıl açıcam ayrıca dil anlatım kitabını da bulamadım sekmesini gönderirseniz sevinirim

    YanıtlaSil

Düşüncelerinizi paylaşır mısınız?